image

Onur Haftası Hakkında

ARAMIZDA NE VAR?

“İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık…” diyor Türk Dil Kurumu “ara” kelimesinin anlamı için… Bu yıl, TDK’nın kelime anlamlarına yaptığımız müdahalelere devam ederek, aramıza giren kötülükleri konuşmak, iyi olanlara tutunmak ve kelimenin taşıdığı olumsuz tınıyı tersine çevirmek istiyoruz. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası olarak 25. yılımızda soruyoruz: “Aramızda Ne Var?”

Peki, gerçekten, aramızda ne var? Önce derneklerimizi kapatmaya çalışan, son iki yıldır da yürüyüşümüze saldıran, bir araya gelmemizi istemeyen devlet var. Adaletle aramızda Hande Kader’in ve Ahmet Yıldız’ın katillerini yakalamayan cinsiyetçi, eril hukuk var. Emeğimiz ile aramızda “genel ahlak yasası”, patronlar ve pezevenkler var. Kent ile aramızda bizi gettolara hapseden, kenti şekillendiren bir iktidar, evlerimizi mahallelerimizi elimizden alan kentsel dönüşüm; sokaklar ile aramızda, yürüyüşlerimize saldırı çağrısı yapan, devletin ve adil olmayan hukukun açıkça desteklediği paramiliter gruplar var.

Bunların da ötesinde, tüm toplumu tahammülsüzlüğe, kendisi gibi olmayanı kabul etmemeye sürükleyen büyük bir kutuplaşma var. Bu kültür artık öyle köklü, öyle güçlü, öyle yerleşik ki, kendi dayanışma ağlarımıza da sızıyor, mücadele alanlarımıza etki ediyor. Aramızda, bizi böyle bölecek, uzaklaştıracak, öfkelendirecek ne var?

Aramızda ne var? Farklılıklar, uçurumlar, nefret, ön yargılar, cinsiyet, kutuplaşma, sınırlar, savaş, sansür, iktidar, nefret, şiddet… İnatla tutunduğumuz aşklarımız; ellerimiz, dokunuşumuz ve birbirimize duyduğumuz arzu var. Aramızdaki tüm bu kötü, umutsuz görünen şeylere rağmen paylaşmaktan, dayanışmaktan, bir arada olmaktan aldığımız güç var. Bizi incitmek için söylenen kelimelere sahip çıkan cesaretimiz; yılmadığımızın en büyük kanıtı, kentin en ücra sokaklarında yankılanan kahkahamız ve neşemiz var. Farklı biçimlerde, farklı görünümlerde, farklı tatlarda, uzun, kısa, şişman, zayıf, güzel, çirkin, bazen tanımlayamadığımız, bazen de hiç bir tanımlamaya sığmayan, nefes alan, orgazm olan, yürüyen, yaşayan, var olan bedenlerimiz var.

Bir arada durmanın her zamankinden daha hayati olduğu bu dönemde, bizi bölen ve bizi birleştiren şeyleri konuşmamız gerektiğini düşünüyoruz. Gördüğümüz tüm baskılara rağmen 25 yıldır burada, bu sokaklarda, bu ülkede, bu toplumda var olmamızı sağlayan, aramızda çok güzel şeyler var. İçinde bulunduğumuz umutsuzluk, sürüklendiğimiz atalet haline direnmek için birbirimize tutunmayı öneriyoruz.

25. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftamız kutlu olsun!