image

Valiliğin ‘Yürüyüş için izin almadılar’ iddiasına İstanbul LGBTİ Onur Haftası Komitesi ne dedi?

page_valiligin-yuruyus-icin-izin-almadilar-iddiasina-onur-haftasi-duzenleme-komitesi-ne-dedi_392557352

HABER: T24, Michelle Demishevich

İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polisler, geçtiğimiz Pazar günü 13. İstanbul LGBTİ Onur Yürüyüşü için Taksim Meydanı’nda toplanan LGBTİ bireylere biber gazı, plastik mermi ve kimyasal katkılı tazyikli su ile müdahale etmiş ve aynı gün Galatasaray Lisesi’nin önünde açıklama yapmak isteyen Ruh Sağlığı Çalışanları’nı da engellemişti.

İstanbul Valiliği, yaşananların ardından, bazı grupların İstanbul LGBTİ Onur Yürüyüşü’ne tepki gösterebileceklerine dair duyumlar aldıklarını ve bunun üzerine güvenlik önlemlerini artırdıklarını açıkladı. Yürüyüşle ilgili olarak kendilerine herhangi bir resmi müracaatta bulunulmadığını belirten Valilik, yaptığı açıklamada, “Yapılacak yürüyüş ile ilgili olarak; Valiliğimize herhangi bir müracaat veya bildirimin olmaması ve provokasyona açık olması nedeniyle, toplanan gruplar ikaz edilmiş fakat eyleme devam edilmesi üzerine güvenlik güçlerimiz tarafından kanunların verdiği yetki dâhilinde orantılılık ilkesine özen göstermek suretiyle müdahalede bulunularak dağıtılmıştır” ifadelerine yer verdi.

Onur Haftası Komitesi: Valilik kesinlikle bizimle yazılı bir şekilde ilişki kurmuyor

İstanbul LGBTİ Onur Haftası Komitesi, İstanbul Valisi’nin açıklamalarını yalanladı. Yürüyüşün izinsiz olmadığını belirten Komite üyesi Görkem Ulumeriç, Valiliğin kendileriyle yazılı iletişim kurmaktan kaçındığını ancak yüz yüze bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirtti.  “Tarafımıza herhangi bir bildirim olmadı” açıklamasına itiraz eden Ulumeriç, “Valilik kesinlikle bizimle yazılı bir şekilde ilişki kurmuyor. Örneğin geçtiğimiz yıl vali yardımcısı ile yüz yüze görüşmüştük ve bu görüşmeden kamunun ve medyanın haberdar olmamasını istediler. Bu yıl da bizle Valilik adına İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı iletişim kurdu. Bize yasadışı olarak yazılı olmadan, sözlü şekilde bu yürüyüşün güvende olduğunu belirttiler. Bizler ısrarla yasalara uygun bir şekilde yazılı bir belge. bir açıklama istedik onlardan” dedi.

‘Bizi uyarmadılar’

“2911 Sayılı Kanun çok açıktır. Herhangi bir yazılı başvuruya gerek yoktur. Herkes de bu şekilde yapıyor yürüyüşlerini basın açıklamalarını. Kanun dışı tek bir davranışımız bulunmuyor ancak Valiliğin bize kanun gereği yazılı bildirimde bulunması gerekiyordu” diyen Görkem Ulumeriç, yaşananlar öncesinde ise Valiliğin kendilerine uyarıda bulunmadığını, görüşme talep etmediğini belirterek saldırının hiçbir bildirimde bulunulmadan gerçekleştirildiğine dikkat çekti.

‘Ramazan, bir valinin ağzından çıkabilecek hukuki bir gerekçe değildir’

Ramazan’ın, Onur Yürüyüşü’ne müdahalede bulunmak için bir bahane olarak kullanıldığını söyleyen Görkem Ulumeriç, Valiliğin yaşananların ardından yaptığı açıklamalarla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Vali’nin kelime oyununa gelinmesin. Orada söylemek istediği bu değil, nitekim bilgim vardı demiş. Vali’den izin alınmadığı için değil, yürüyüş provokasyona açık olduğu için polis müdahalesi gerçekleştiğini söylemiş. Yani, güya başkaları bize saldıracakmış da onlar bizi korumuş gibi. Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik ve hukuk devletidir. Anayasa Madde 1: Anayasal haklar, hiçbir dini takvime göre yeniden düzenlenemez. Ramazan, bir valinin ağzından çıkabilecek hukuki bir gerekçe değildir. Son derece barışçıl ve masum bir yürüyüşe yapılan saldırı toplumdan çok fazla tepki çekmesin diye, yanıma da biraz destekçi bulurum düşüncesiyle Ramazan gerekçesi sunulmuştur bizlere. Ramazan hukuki bir gerekçe olmadığı için, sonradan yapılan açıklamada da görüldüğü gibi ‘Provokasyona açıktı, o yüzden yaptık’ denmiş. Yürüyüş, 17.00 – 20.00 saatleri arasında olacak şekilde planlanmıştı. Saldırılar sürerken saat 18.45’te Tünel Meydanı’nda bir basın açıklaması yapmaya çalıştık ancak o da yarım kaldı, basın açıklamamızı bile okuyamadık. Tüm kitlemizi zarar görmemeleri için partilere yönlendirdik ve yürüyüş sona erdi. Ardından gece 24.00’e kadar parti mekânlarını, sokaklarda dans edip şarkı söyleyen insanları gazladı polis.”